Arkadaşlarımı eleştirmeyin!
İçinde bulunduğun bu dönemin en tatlı yanlarından biri arkadaşlarla geçirdiğin zaman dilimleridir. Ailen tarafından anlaşılmak en doğal hakkın. Fakat sana düşen en önemli görev, ailenin kaygılarını anlamak ve onları arkadaşlarından net bir şekilde haberdar ederek rahatlatmaktır. Bu, ailenin de seni anlamasını ve sana olan itimatlarını artıracaktır. Aksi takdirde; işin zorlaşacak ve bu konuda sık sık ailenle çatışma yaşayacaksın. Ayrıca unutma ki ailenin deneyimlerinden istifade etmeye çalışman hem aileni onore edecek ve hem de senin birtakım yanlışlara girmeni engelleyecektir. Bunun dışında arkadaşlarınla geçirdiğin zaman dilimlerinin sıradan olmamasına, nitelikli olmasına özen göster. Bu zaman dilimleri sana eğlenme dışında da çok şey katmalı, bunu unutmamalısın. Çünkü bu dönem yaşamının büyük bir kısmını etkileyecek. Olumlu etkilemesini tercih edersin herhalde… Nitelikli arkadaş ilişkileri kurman duasıyla…
Büyümek, her istediğini yapmak değildir
“Büyük müyüm, küçük mü?..” karmaşasını ailen de yaşıyor. Bu konuda anlaşılmak en doğal hakkın. Bazen bu konuda ailenin tutarsız olduğunu düşünüyorsun. Bu konuda yaşanan çelişki ortamından kurtulmanın yegâne yolu konuşmaktır. “Nasıl olsa büyüdüm” denilerek ailenden bağımsızlaşmaya çalışmanın seni sadece o an için rahatlatacağını unutma. Çünkü bizler hangi yaşta olursak olalım, ailelerimize ihtiyaç hissederiz. Onlara karşı hem bağımsız gibi davranıp, hem ihtiyaçların konusunda onlara yakın olmaya çalışırsan sen de tutarsız davranmış olursun. Her konuda ailenle birlikte karar vermek ve atacağın adımlar konunda onların fikirlerini almak ve uygulamak senin bağımsızlığını ve özgürlüğünü asla kısıtlamaz. Büyümek eşittir, her istediğini yapabilme ve sınırsız özgürlük değildir.
Merhabalar sevgili ergen arkadaşım,
Tüm duygularının hareketli olduğu bir dönemde yani ergenlikte bulunuyorsun.bu dönemde yaşadığın hemen her duygu seni ciddi anlamda etkileyebilir. Hatta bazı duygularından dolayı tamamen yıkılmış gibi ve yalnızmışsın gibi hissederken, bazı duygularında dolayı da hayata sımsıkı sarılabilirsin. Biliyor musun bu yönüyle anlaşılmak belki zordur. Ama duyguların böylesine tatlı ve heyecan verici, aynı zamanda coşkun yaşandığı ikinci bir dönem olmayacak. Bu nedenle bu dönemi dolu dolu fakat aynı zamanda kontrollü yaşamanı tavsiye ederim. Evet belki bazen kontrolsüz tepkiler verebileceksin. Fakat hatanı anlar anlamaz muhatabından özür dilemeyi ve kırgınlıkları ortadan kaldırmayı ihmal etme. Az evvel de vurguladığı gibi bu dönemi çok güzel bir şekilde yaşa ve olumsuz duygu ve davranışlarını farkettiğin oranda güzel duygu ve davranışları sergilemek için hareke geç.
Haberdar et
Merhaba ergen arkadaşım. Bazen büyükler de hata yapabilir. Ve bu hataları bizim için çok fazla önem arz eden hatalar olabilir. Bu durumlarda tepkisel olmak veya tamamen susmak yerine durumundan ebeveynleri haberdar etmelisin. Senin neler hissettiğini bilebilirlerse biraz bile olsa daha dikkatli davranacaklardır. Bu dönemde kendine ait değerleri net bir şekilde belirlemeli, nitelikli ortamlar ve kitaplar tercih etmelisiniz. Bütün bunlar benlik kavramını nitelikli bir şekilde güçlendirecektir. Önemli olan, değerlerine sahip çıkarak benlik saygısı kazanmaya çalışmandır. DİKKAT ET, HERHANGİ BİR GRUBA DAHİL OLMAK İÇİN DEĞERLERİNE TERS DÜŞEN SÖZ, TUTUM VE DAVRANIŞLARDAN KAÇIN... Bu tarz durumlarda grubun seni alkışlasa bile burada kazandığını zannettiğin öz saygı aslında benlik erdeminde düşüşlere sebep olmuştur.
İhmalkâr olma
Merhabalar... Sevgi dolu bir ailede, sana değer verilerek büyümüş olman çok önemli. Bunu güzel değerlendirmeli, başarılı ve nitelikli bir birey olma adına sen de elinden geleni yapmalısın. Yani derslerinde ve diğer sorumluluk sahalarında ihmalkâr olmamalısın. Bunun dışında, arkadaşlarının içinde, bulunduğu aile ortamı senin yaşadığın ortamdan farklı olanlar çevreye karşı negatif olabilir. Bu anlamda onları anlamalı, onlarla empati kurmalı ve arkadaşlarına yardımcı olmaya çalışmalısın.
Merhabalar,
Beğenilmek ve kabul görmek elbette ki senin de hakkın. Ama zaman zaman ailenin bu konudaki tutumlarını beğenmeyecek bile olsan sert tepkiler vermek yerine aranızdaki kuşak farkını düşün ve onlara beklentilerini ifade et. Bir süre sonra seni anlamaya çalışacaklardır.
Kişiliğini bağımsızlaştır
Bağımsız olmak ne demektir hiç düşündün mü? Yani istediğini yapmak, istediğin yere gitmek, istediğin insanlarla görüşmek midir? Bunlar sadece bağımsız olduğunu hissettiren birkaç görüntüdür. Asıl bağımsızlık düşüncede ve ruhta olandır. Yani bazen hiç evden çıkmadan, ailenin yanındayken veya okulda eğitim başındayken de kendini olanca gücünle bağımsız hissedebilirsin. İstersen sen bunu tercih et. Yani kalbindeki, ruhundaki tüm hatalara, yanlışlara, ‘sizi bırakıyor ve artık sizden bağımsız hale geliyorum’ demek suretiyle kişiliğini bağımsızlaştır. Kişiliğin bağımsızlaştığında ise göreceksin ki bu nitelikli yanın hangi ortamda olursa olsun oldukça rahat ve mutlu olmanı sağlar. Kişiliğini kötülüklere ve çirkin olan her türlü vasfa yabancılaştıran bağımsız bireylerlerden olman duasıyla…
Aman markalara askı olmayın;
Merhaba ergen dost
İki seçenek vardır. Ya marka olursunuz veya markaya askı olursunuz. Yani ya herhangi bir ürünü farklı zamanlarda üzerinde taşıyan ve bunu takıntı haline getiren , kendisini üzerindeki etiket ile ifade eden olursanuz bu durumdaki rolünüz sadece askı olmak şeklinde görülür. Veya , üzerinizde ister marka ürün olsun ister olmasın buna takılmaz kişiliğiniz ve tercihlerinizle her ortamda yeterli olduğunuza inanırsınız. Bu durumda da artık siz marka olmuşsunuzdur, ve artık üzerinizde taşıdığınız etiketin önemi yoktur. İnsanlar sizin tercihiniz olduğu için, sizin tarzınız olduğu için sizi modellerler.
Bu nedenle sevgili genç arkadaşlarım etiketler saklı kalsın, kişilik öne çıksın ne dersiniz.
Mazeretim var ergenim ben
İçinde bulunduğun dönemin farkında olup bunu olumlu yönde kullanabilirsen yetişkinlik döneminde daha başarılı ve sağlam kişilikli biri olabilirsin. Seni tenzih ederek söylüyorum; ama bazı ergenlerin “Ben ergenim!” ifadesini bir savunma olarak kullandıklarını ve sonrasında da çeşitli hatalarını bu şekilde örtmeye çalıştıklarını görüyorum. Bağırabilirim; çünkü ergenim, özgürlük benim de hakkım; istediğim gibi giyinebilmeyim; çünkü ergenim, istediğim zaman ailemle konuşmam; çünkü ergenlik psikolojisi yaşıyorum vs... İşte kimi zaman ergenlerin iradelerini ve sorumluluklarını devre dışı bırakıp, istedikleri olmayınca da şiddetle ebeveynlerine cephe aldıklarına şahit oluyor, çok üzülüyorum. Bu dönemi en tatlı bir biçimde atlatman duasıyla...
Öfke, sorunları daha da büyütür
Lütfen deşarj olmak için öfke yolunu tercih etme. Unutma öfkelenmek sadece sorunların daha da büyümesine ve anlaşılmama durumunu arttırdığı için yeni sıkıntı ve kaygıların çıkmasına neden olur. Kaygılarından aileni veya anlayabileceğine inandığın yakınlarını haberdar et. Böylece seni daha iyi anlamalarını kolaylaştırmış ve ruhen kısmen de olsa rahatlamış olursun. Özel ve değerli olduğunu hisset, devamında da kendini kabul etmeyi öğren ve fiziksel kaygılarını bertaraf etmeye çalış. Kaygılarının sorumluluklarını yeterince üstlendiğin takdirde zamanla kaybolacağını unutma. Kafandaki her sorunun bir cevabının ve her sorununun bir çözümünün olduğunu unutma. Sorular ve sorunlar büyümeden fikirlerine ve bilgisine güvendiğin yakınlarına müracaat etmeyi ihmal etme.
Öfkeyi içine atıp büyütme
Şayet ailenin baskıcı ve sert otoriter olduğunu düşünüyorsan bu yaşadıklarını veya hissettiklerini onlara hissettirmelisin. Susup içindeki öfkeyi büyütmenin sana hiçbir faydasının olmayacağını unutma. Ebeveyninin sakin bir zamanında onlarla konuşabilir veya onlara kendini ifade eden bir mektup yazabilirsin. Yapıcı bir biçimde suçlama yapmaksızın kendini ifade edebilirsen, ebeveynin seni anlamaya çalışacaktır. Bu aşamadan sonra ise yapacağın şey, sabırla beklemektir. Unutma, yılların kalıplaştırdığı davranışların değişmesi için zamana ihtiyacınız olacak.
Sözlerini tut
Yakınma cümleleri her evde vardır. Ve sen her defasında “yine mi” diye düşünüyor sıkılıyorsundur. Şimdilik ebeveynini anlama sırası senin. Onların sana baskı gibi görülen davranışlarının bütünüyle bir kaygı sürecinin yansıması olduğunu unutma... Onlara tepki göstermek yerine kaygılanmamaları için onları rahatlatmayı dene. Yani arkadaşlarını onlarla tanıştır, onlara verdiğin sözleri tut, eve geliceğim dediğin saatte evde ol. Sorularını cevapsız bırakma. Bu şekilde hem onlar rahatlamış olurlar, hem de sen kendine daha fazla güvenildiğini fark edersin.